Ana Sayfa
 



Faşizm

1 EKİM 1979 DİYARBAKIR Türkiye toplumunun çalkantılarla dolu bir dönemden geçtiÄ?i bugün artık yadsınamaz bir gerçeklik bir olgu olarak varlıÄ?ını duyurmaktadır . Türkiye kapitalizminin geliÅ?im sürecinde kapitalist ekonominin nesnel yasalarının yol açtıÄ?ı toplumsal huzursuzlukların , hastalıkların görüldüÄ?ü bir dönemdir bu . BilindiÄ?i üzere ekonomik bunalımların derinleÅ?mesi sınıfsal çeliÅ?kilerin giderek daha derin ve daha uzlaÅ?maz bir momente ulaÅ?masına yol açmaktadır . Bu ise bir yandan toplumun çeÅ?itli kesimlerinde huzursuzlukların büyümesine neden olmakta öte yandan baÅ?ta iÅ?çi sınıfı olmak üzere tüm emekçi sınıf ve tabakaların giderek sınıf mücadelesinde burjuvaziye karÅ?ı saflarda örgütlenmesini mobilize etmeyi zorunlu kılan Å?artları doÄ?urmaktadır . Tüm bu nedenlerledir ki sınıflar arasındaki uzlaÅ?maz çeliÅ?kilerin giderek derinleÅ?mesi , ve sonucun burjuva sınıfının aleyhine kaçınılmaz olarak geliÅ?mesidir ki burjuvalar iÅ?çi sınıfını ve ara tabakaları yozlaÅ?tırma ya onları anti kapitalist anti faÅ?ist mücadele saflarından koparmaya ayrı bir önem vermekte özel bir çaba harcamaktadırlar . Tarihsel örnekler göstermiÅ?tir ki kimi kapitalist ülkelerin burjuvaları geliÅ?en ekonomik ve sosyal çeliÅ?kileri kendi lehlerine çözümleyebilmek amacıyla eylemlerini halkların üzerinde zorba ve acımasız iktidarlarını pekiÅ?tirmek yolunda organize ve koordine etmiÅ?ler ve kimi zaman bunda baÅ?arılı olarak faÅ?ist diktatoryayı kurmuÅ?lardır . FaÅ?ist devlet düzeninin gerçekleÅ?tiÄ?i ülkelerde faÅ?izmin ve onun uygulayıcısı faÅ?istlerin ekonomik ve siyasal alanda alabildiÄ?ine yoÄ?unlaÅ?tırılan sömürü ve baskının gerçekleÅ?tirilmesinde baÅ?vurdukları akla gelen gelmeyen her türlü yöntemin uygulanması yine de halk yıÄ?ınlarının devrimci muhalefetini ,anti faÅ?ist savaÅ?ımının ortadan kaldırmayı baÅ?aramamıÅ? , aksine anti faÅ?ist savaÅ?ım yeni koÅ?ullara uyan yeni mücadele yöntemleriyle faÅ?izmi zorlamaya geriletmeye devam ede gelmiÅ?tir . bu günlerde faÅ?ist devlet düzeninin toplumun baÅ?ına bela olan bir diktatoryanın kurulması olasılıÄ?ı anti faÅ?ist ,anti emperyalist hareketin saflarının güçlü kılınması zorunluluÄ?unu dayatmaktadır . Anti faÅ?ist ,anti emperyalist safların güçlendirilmesi sorununu ele alırken soruna salt �bizim � açımızdan yaklaÅ?ılmamalı anti faÅ?ist güçlerin cephesinin baÅ?arısının kesin kılınabilmesi için faÅ?ist ,anti demokratik güçlerin ve örgütlenmelerin de örgütlenme ve kitle tabanı bulma çalıÅ?malarına ve bu yolda yeni yöntemler saptama çabalarına yeni bir ivme kazandıracakları veya bu doÄ?rultuda eylemlerini sürdürecekleri gerçeÄ?i göz ardı edilmemeli ve bu konularda titiz bir çalıÅ?ma yürütülmelidir .FaÅ?izm ulaÅ?mak istediÄ?i hedefleri gerçekleÅ?tirebilmek için iktidara geldiÄ?i her ülkede yaptıÄ?ı gibi Türkiye de de Türkiye ye özgü özelliklerin çok iyi deÄ?erlendirmesini yaparak yola çıkmakta ve faÅ?ist propagandanın temel materyalleri ni bu özgül özelliklerle sıkı bir baÄ? oluÅ?turarak seçmektedir . Ve hatta daha açıÄ?ı , faÅ?izm yalan ve iftiralarını tüm bu özgül özelliklerin hassas sorunların seçilmesine dayandırır . Tüm faÅ?istlerin faÅ?izmin gerçek yüzünü saÄ?lamak için kullandıkları propaganda ve demagojinin birbirinin hemen aynı materyaller olduÄ?u bilinen gerçeklerdendir . Bu materyalleri kısaca bir kaç madde ile özetlemek gerekirse : 1. Ekonomik sorunlar 2. 2.Ulusal duygular 3.Dinsel duygular ve mezhepsel ayrılıklar biçiminde toparlamak mümkündür . FaÅ?izmin gerçek yüzünü saklamayı hedefleyen ve bu deÄ?indiÄ?imiz temel materyallerin sömürülmesi üzerine vücut bulan propaganda ,ajitasyon ve demagojiler özellikle ve Titizlikle tespit edilmekte , uygulamaya konmaktadır . DoÄ?aldır ki faÅ?izm bu materyalleri kullanırken bunları en etkin lerini en can alıcılarını en güncellerini seçmeye özen gösterir . Yine faÅ?izm içinde taban bulmaya çalıÅ?tıÄ?ı toplum un sınıfsal mücadelesinin düzeyini ve bilhassa sosyalist devrimci demokrat güçlerin hareketinin örgütlülük düzeyini ve onların eksik yanlarını hatalarını yakalamaya saptamaya özen gösterir . Dünya faÅ?ist hareketi doÄ?uÅ?undan bu güne deÄ?in sürekli bir dayanıÅ?ma içerisinde olmaya özen göstermiÅ?se de özellikle ikinci dünya savaÅ?ından sonra faÅ?istler arası baÄ?lantı biçimlerinin tümü denenmiÅ? ve bunlar arasında en iÅ?e yarar ını bulma yolunda çaba harcanmıÅ?tır . bilindiÄ?i üzere İtalyan faÅ?istleri birinci dünya savaÅ?ının arkasından itayla da baÅ? gösteren , kronikleÅ?erek artan ekonomik bunalımlar ve toplumsal huzursuzluklardan faydalanarak klasik faÅ?ist yöntemlerle iktidarı ele geçirirken , öte de versay anlaÅ?masıyla birinci dünya savaÅ?ından yenik çıkan Alman egemenleri iktisadi bunalımlarını çözmek amacıyla giderek artan baskılarının emekçi yıÄ?ınlarda yarattıÄ?ı artan yoksullaÅ?ma ve toplumsal huzursuzlukları kullanarak, Hitler/in Nazist partisini iktidar edebilmek için tüm çabalarını harcamıÅ?lardı. Almanyadaki bu geliÅ?imi E.Lewerenz Å?öyle belirtmekte : �Bununla birlikte , tekelci kapitalizme karÅ?ı anti faÅ?ist bir cephe oluÅ?tururken ,olanaklar elverdiÄ?i ölçüde orta tabakaların çıkarlarını iÅ?çi sınıfının çıkarlarına yaklaÅ?tırmak zorunludur . Ama küçük burjuvazi,iÅ?çi sınıfından farklı olarak kapitalist toplum düzeninin dıÅ?ına çıkmak istemeyecektir . temelde takındıÄ?ı toplumsal tutumda ulusalcıdır . ve baÅ? vurduÄ?u anti- kapitalist çözümlerin tümü ulusalcı bir nitelik taÅ?ır . Bu gerçek birinci dünya savaÅ?ından sonra Versay emirnamesinde dile getirildiÄ?i gibi , özellikle Almanya da büyük rol oynamıÅ? ve ulusalcılık sorunu Almanya da gündemin olaÄ?anüstü konusuna dönüÅ?müÅ?tür ... Alman tekelci burjuvazisi, bu sırada , küçük burjuva kitlelerin kendilerini inandırmak istedikleri bir gerçeÄ?i çok iyi kullanmıÅ?tır : Almanya�nın bu gün içine düÅ?tüÄ?ü durum kapitalist sistemin deÄ?il versay anlaÅ?masının getirdiÄ?i koÅ?ulların sonucudur . Versay anlaÅ?masını- devrimci olmayan yöntemlerle - düzelterek , kapitalist sisteme dokunmaksızın , karÅ?ılaÅ?ılan sefaleti ortadan kaldırmak olanaklıdır .�(1) FaÅ?ist Almanya ve İtalya�nın ikinci dünya savaÅ?ında sıkı bir dayanıÅ?ma içerisinde oldukları ve hatta bir baÅ?ka emperyalist devlet olan Japonya iye birlikte �Mihver Devletleri � diye anılan bir birlik oluÅ?turdukları bilinen bir Å?eydir . Yine Aman ve İtalyan faÅ?istlerinin İspanya iç savaÅ?ında İspanyol faÅ?istlerine moral ve maddi yardımları �Cumhuriyetçilere komünistlere karÅ?ı el birliÄ?iyle savaÅ?maları gibi pek çok örnek , dünya faÅ?istlerinin bu güne dek geçirdikleri süreç boyunca görülen kozmopolitleÅ?me örneklerindendir . �İçeride karÅ?ı- Cumhuriyetçi komplo, iktidardan uzaklaÅ?tırılmıÅ? olmayı bir türlü hazmedemeyen saÄ?ın geleneksel güçlerinden destek görüyordu. DıÅ?arıda ise saldırı , Mussolini faÅ?izminden esinlenip onun tarafından daha az güdümlü bir Å?ekilde de nazizm tarafından yönetiliyordu. KarÅ?ı- cumhuriyetçi ayaklanmanın merkezi Madrid den çok Roma idi. �(2) derken ispanya iç savaÅ?ında dünya faÅ?istlerinin organik bütünlük oluÅ?turduklarına somut bir örnek getirmektedir P.Nenni . Tarihte, bu ve benzeri örneklerine rastladıÄ?ımız faÅ?ist kozmopolitleÅ?me içinde yaÅ?adıÄ?ımız zamanda tam anlamıyla olgunlaÅ?mıÅ? ve tüm dünya faÅ?istleri arasında baÄ?lar daha da mükemmelleÅ?tirilmiÅ? ve geliÅ?tirilmiÅ?tir. İÅ?te bugünden çarpıcı bir örnek: Federal Almanya da ki faÅ?ist örgütlenmelerden birisi NSKG. NSKG (Büyük Almanya nın nasyonal sosyalist savaÅ? grubu) nun Amerika daki NSDAP-AO adlı faÅ?ist örgütlenme ile sıkı organik baÄ?ları vardır. NSDAP-AO Hitler/in NSDAP sinin yurt dıÅ?ı örgütlenmesidir. Ve ordu içerisinde dahi yuvalanmıÅ? bulunan NSDAP-AO nun hücrelerinden birisinin açıÄ?a çıkartılması sırasında hücre yöneticisinin; Erich Segfried in üzerinde ispanyanın Madrid kentine ait bir telefon numarası çıkmaktadır. İÅ?in önemli olan yanı ise bu telefon numarasının �ORDİNE NUAVA�adlı faÅ?ist örgütün telefonlarından olmasıdır. (zikr.p.chairoff CUMHURİYET 2 HAZİRAN 1979 ) bu küçük örnek bile tek baÅ?ına bir çok Å?eyi açıklamaktadır. Ã?te yandan, faÅ?izm den yana tercihleri açık olan uluslararası tekellerin organize ve koordine ettikleri uluslararası faÅ?ist birliklerini daha deÄ?iÅ?ik ve daha örgütlü, daha modern bir yapıya kavuÅ?turmak için ellerinden geleni esirgemedikleri açıktır. Ve yine uluslararası casusluk örgütlerinin bu birliklerin inÅ?asındaki rolleri, etkinlikleri gün gibi meydanda olan bir somutluktur. Yani faÅ?izm, artık tüm uluslararası arenada hareket eden casusluk örgütlerinin profesyonel kıÅ?kırtıcı elemanlarıyla hareketi yürütme yoluna gitmiÅ?tir. Böylece faÅ?izm ve onun yandaÅ?ları daha bir enternasyonal dayanıÅ?mayla tüm kapitalist toplumlarda etken çalıÅ?maları içerisine girmiÅ?lerdir. Ve çalıÅ?malarını bu yönde sürdürmektedirler. Yukarıdan beri sıraladıÄ?ımız tüm bu gerçekler, Türkiyeli faÅ?ist hareketin tüm boyutlarıyla kavranmasında gözden uzak tutulmaması gerekli olgulardır. Türkiyeli faÅ?istlerin kitleleri kıÅ?kırtmalarında, kendilerine taban aramalarında, uluslararası faÅ?ist güçlerin etkin yardımlarının ve CIA elemanlarının rolleri oldukça büyüktür. Bu nedenledir ki Türkiyeli faÅ?ist hareket, hiç ir biçimde salt Türkiye de doÄ?an yerel bir eylem deÄ?ildir. Ama böyledir diye faÅ?izmin çalıÅ?malarının etkinlik derecesini ama böyledir diye faÅ?izmin çalıÅ?malarının etkinlik derecesini belirleyici tek unsurun faÅ?izmin uluslararası profesyonel elemanlar olduÄ?u kanısına varmak hatalı ve sakat bir yaklaÅ?ımdır. FaÅ?izmi istediklerini yapabilen, iktidara gelmeleri kaçınılmaz olan profesyonel karsı-devrimlerden oluÅ?turulmuÅ? ordulara sahip faÅ?ist burjuvalar vb bir yaklaÅ?ımla yorumlamaya kalkıÅ?mak doÄ?ru bir yorum deÄ?ildir. bunun yanlıÅ? olan yönü faÅ?izmi ve faÅ?istleri her Å?eye kadir mantıÄ?ını içermesidir. Evet, doÄ?rudur; faÅ?izmin etkin enternasyonal profesyonelleri vardır. Lakin onların çalıÅ?malarının etkinliklerinin derecesi kesinlikle demokrasi güçlerinin örgütlük derecesiyle ters orantılı olarak büyür yada küçülür. Ve yine akıldan çıkartılmamalıdır ki bu orantısal yapıda belirleyici olan, anti-faÅ?ist halk güçlerinin örgütlük derecesidir. FaÅ?izm ne kadar güçlü olursa olsun eÄ?er sosyalist ve devrimci demokrat güçler etkin bir anti-faÅ?ist savaÅ?ım için örgütlü bir bütünlük, bir cephe oluÅ?turmuÅ?larsa ve tarihsel deneyimlerden gerekli dersleri çıkara bilmiÅ?lerse ve bu derslerin ıÅ?ıÄ?ında faÅ?izmin temel çalıÅ?ma ve taban oluÅ?turma yöntemleri iyice analiz edile bilinmiÅ? ve bunlara karı yürütülmesi gerekli mücadele doÄ?ru olarak tespit edilebilmiÅ?se; oluÅ?turulmuÅ? bulunan anti- faÅ?ist cephenin etkinliÄ?i giderek faÅ?izme baskın çıkacak ölçüde artma eÄ?ilimi gösterecektir. Anti- faÅ?ist mücadele yöntemlerinin doÄ?ru tespiti faÅ?izme karÅ?ı savaÅ?mıÅ? ülkelerin sosyalistlerince, özellikle ve sık sık üzerinde durulan temel sorunlardandır. �Bulgar delegesi Vasil Kolarov, küçük burjuva ve köylülük içinde kendisine bir kitle tabanı yaratmada baÅ?arılı olduÄ?unu, ancak bu tabakaların faÅ?izme bir yem olarak kesinlikle geri dönülmez bir biçimde baÄ?lı olamadıÄ?ını tersine bir komünist partilerin bir tabakaları eskisinden daha güçlü ve daha örgütlü olarak etkileyebileceklerine ve iÅ?çi sınıfının müttefikleri haline getirilebileceklerini söylemiÅ?tir. Sovyet delegesi O:V Kuzinen de, konuÅ?masında, faÅ?ist kitle eylemlerindeki toplumsal bileÅ?imin farklılıÄ?ına deÄ?inmiÅ? ve bu farklılıÄ?ın �faÅ?izme karÅ?ı savaÅ?ımda faÅ?ist kitle eylemlerinin parçalanması açısından taÅ?ıdıÄ?ı önemi� dile getirmiÅ?tir. Ancak, bu düÅ?ünce daha sonra geliÅ?tirilmemiÅ? ve faÅ?izme karÅ?ı savaÅ?ta iÅ?çi sınıfı ile güç birliÄ?i yapabilecek her türlü sınıfsal sınırlamaları aÅ?an uygulamalara gidilmesi gerçekleÅ?memiÅ?tir. Ã?ünkü faÅ?ist kitle tabanının kendiliÄ?inden ve çabuk bir biçimde parçalanacaÄ?ı düÅ?ünülmüÅ?, küçük burjuva çıkarlarının faÅ?ist iktidar uygulamalarıyla düÅ?eceÄ?i çeliÅ?kilerin bu parçalanmaya yol açacaÄ?ı sanılmıÅ?tır.�(abç 3) demektedir. Enternasyonal deki tartıÅ?maları ve görüÅ?leri yorumlayan Leverenz. Dikkat dilecek olursa görülecektir ki yazımızın baÅ?ından beri üzerinde durduÄ?umuz nokta, faÅ?izmin kitleler içerisindeki çalıÅ?ma yöntemleri, faÅ?izmin kitleleri kazanma çabalarıdır. Zaten bu yazının ana eksenini de bu oluÅ?turacaktır. YanlıÅ? anlaÅ?ılmaya meydan vermeden belirtmekte yarar vardır ki; FaÅ?izmin bir orta tabakalar hareketi olduÄ?u, ve faÅ?izmin mutlaka kitle hareketi biçiminde geleceÄ?i gibi bir savımız yok. Ama bu kanıdayım ki tüm bu kapitalist ülkelerde faÅ?izm her Å?eye, her türlü avantajına karÅ?ın kitleler içerisinde taban oluÅ?turma yolunda iktidara geldikten önce veya sonra veya tüm süreç boyunca çalıÅ?malarını sürdürmeyi ihmal etmemektedirler. Ã?ünkü kapitalist ekonominin büyüyen çıkmazı ve derinleÅ?en sınıf mücadelesi, toplumun pek çok deÄ?iÅ?ik kesimlerinde büyüyen hoÅ?nutsuzluklar karÅ?ısında artık faÅ?ist tekeli burjuvalarını, bir darbeyle iktidarı ele geçirerek ve kendisine kitleler içerisinde destek saÄ?lamaksızın, iktidarı elde tutmaya çalıÅ?ması ve yine anti-faÅ?ist halk güçlerinin büyüyen potansiyeli karÅ?ısında bunlara karÅ?ı yasaları ve güvenlik örgütleriyle karÅ?ı durmaya çalıÅ?ması giderek olanaksızlaÅ?ırken böylesi bir yol, burjuvazi için artık �çok külfetli� ve �kullanıÅ?sız� olmaktadır. Bu nedenledir ki bu en gerici ve Å?oven azınlık çevreleri mevcut devlet iktidarını faÅ?ist devlete dönüÅ?türmek için, kitleler, yıÄ?ınları içerisinde kendilerine taban oluÅ?turma ihtiyacı hissetmektedirler. Bu hissediliÅ? ve eÄ?ilim özellikle bugün Türkiye de kendisini güçlü bir biçimde göstermektedir. Tabi ki bu duyuÅ? salt Türkiye deki faÅ?ist ve burjuvazide ortaya çıkan bir gereksinme deÄ?ildir. Ã?rneÄ?in İspanyol faÅ?istlerinin bu konudaki yaklaÅ?ımını P. Nenni Å?öyle vurgulamakta �bununla beraber saÄ?cı kuvvetlerin en faal kanadı, general de rivera diktatörlüÄ?ün, yedi yıl sonra çöküÅ?ünün, her Å?eyden önce,diktatörlükle halk arasında gerekli iliÅ?kileri kuramamalarından ileri geldiÄ?ini, oysa İtalya da faÅ?istlerin, Almanya da Nazilerin yaptıklarının aksine, her Å?eyden önce diktatörlükle halk arasında gerekli iliÅ?kileri kuramamalarından ileri geldiÄ?ini biliyordu......�(4) diyerek belirtmektedir. Ama tabi ki tüm bunlar yukarıda da vurguladıÄ?ımız gibi faÅ?izmin geniÅ? bir kitle tabanı oluÅ?turamadan gelemeyeceÄ?i gibi ütopik bir sava bahane edilmez, edilmemelidir. Zaten çok iyi bilinmektedir ki dünyanın pek çok ülkesinde faÅ?izm darbe yoluyla ve tepeden inme gelmiÅ?tir. Ama tüm bunlara karÅ?ın, Türkiyeli faÅ?istlerin uzun ömürlü bir faÅ?ist diktatorya özlemini gerekleÅ?tirebilmek amacıyla, özellikle orta tabakalara yönelen çalıÅ?maları vardır, söz konusudur. Ve Türkiye sosyalist hareketine, anti-faÅ?ist hareketine düÅ?ende faÅ?istlerin çaldıÄ?ı tabanı parçalamak ve faÅ?istlerin taban oluÅ?turmasına engel olabilmek için çalıÅ?malarını yeni baÅ?tan gözden geçirerek düzenlemesi olmaktadır. Türkiye toplumunda örgütlü faÅ?ist hareketin giderek etkileÅ?me eÄ?ilimi gösterdiÄ?i rahatça gözlemlenebilen bir olgudur. Türkiyeli faÅ?istlerde tüm dünya faÅ?istleri ile ortak platformlarda hareket etmekte, ve �profesyonel�lerin �uluslararası�çalıÅ?maların kontrol ve güdümünde eylemlerini sürdürmektedirler. Bu organik baÄ?ıntı artık kolayca görülecek bir biçimde gün ıÅ?ıÄ?ına çıkarılmıÅ?tır. Ã?yledir ki deÄ?iÅ?ik bir milliyetten faÅ?ist� in, Türkiye ve özgü ulusal deÄ?erleri sömürmede, kullanmada ki ustalıÄ?ı oldukça fazla ilerlemiÅ? durumdadır ve hatta bunun yanında bu farklı çevrelerin Türkiyeli faÅ?istlerle silahsal �dayanıÅ?ma� içerisinde oldukları da zaman zaman basına üstü kapalıda olsa yansımıÅ?tır. Ki zaten bunların dıÅ?ında kendilerine �milliyetçi� süsü �Türkçü� süsü verilselerde faÅ?ist olmadıklarını (!) iddia etseler de savundukları düÅ?ünce ve teorik yöntemler; kısası, vardıkları nokta aynıdır. Basit bir örnekleme gerekirse faÅ?ist borazanı �ayrıntılı haber� varak paresinin 24 mart 1979 sayısında Å?unu görmek mümkündür. Birinci sayfa da�Türk karakteri dünü ve bugünü� adlı yazısının devamında sicili faÅ?ist R:O: TÃ?RKAN Å?öyle buyurmuÅ?tur; �** Tarihimizin parlak çaÄ?larında, devlete çok saygılı, otoriteye baÄ?lı, disiplinli bir karakter taÅ?ıyan millet olarak .....� Bu alıntıdan sonra aynı sayılı gazetenin 6.sf sında besbelli ki faÅ?ist çözmelere teorik bilgi olarak sunulan �nazist herze�ler faÅ?ist propaganda yöntemlerini kavratmayı amaçlayan �çaÄ?ımızın sanatı propaganda� adlı yazının hemen altında Å?u yazılar yer almaktadır; �kitleleri disipline itmek, gençliÄ?i devletin kontrolüne almak, ırkın üstünlüÄ?üne ve tarihe önem vermek ..� ( Bkz. Ayrıntılı haber sf.1-6 24 mart 1979 ) Aynı yazıda devamla; ...Bir Nazi olan ...... Ritter Å?öyle diyordu; �filmlerimde hep ferdin önemsizliÄ?ini iÅ?liyorum.....� Daha bunun gibi pek çok aynılıÄ?ı edebiyatlarından tutunda �baÅ?buÄ?� larının incilerine dek görmek mümkündür. Nasıl ki bir Türkiyeli faÅ?ist bir alman, bir İtalyan faÅ?istini yöntemlerini kullanıyorsa, fikir babaları Avrupalı faÅ?istler kadar olmasa da bir baÅ?ka ulusun ulusal deÄ?erlerini sömürmeyi, gerekirse bir almandan daha çok �Alman�, İtalyan dan daha çok �İtalyan� olmasını veya bir baÅ?ka deÄ?iÅ?le Hıristiyan dan daha çok Hıristiyan, Müslüman dan çok Müslüman kesilmesini bilmektedir. faÅ?istlerin bu tür çalıÅ?malarının yakın doÄ?uda görülmüÅ? olması konunun bizimle olan yönünü daha da belirgin hale getirir. Bu tür çalıÅ?maları D.DAVOS Å?öyle anlatmaktadır; �Alman ve İtalyan faÅ?ist ajanlarının yakın doÄ?udaki merkezlerinden birisi mısırda, Kahire dedir. Kahire de, faÅ?ist ajanların toplantısında, yakın doÄ?u ülkelerinde yeraltı çalıÅ?masının planı saptandı. Alman propaganda bakanlıÄ?ı, her ay mısırda faÅ?ist propaganda için üç bin sterlin harcıyor. Mısır pamuÄ?u, verimli Nil ovası Hitler in, mussolini nin uykularını kaçırıyor.�pamuÄ?a olan sevgisi� nden, mussolini baÅ?ına sarık sardı, Hitler in ajanları ateÅ?li İslam yanlısı kesildi. Onlar İslam dinin �Hıristiyanlıktan daha yüce� olduÄ?unu söylüyor ve �Almanya da son zamanlarda bir çok kimsenin Müslüman olduÄ?unu� yayıyorlar. ....... ...Arap ülkelerindeki bu yer altı çalıÅ?maları Gobbels/in Berlin/de ki propaganda bakanlıÄ?ına baÄ?lı İslam seksiyonunca yönetiliyor.� (5) Hitler faÅ?izmin alaÅ?aÄ?ı edilmesinden çok sonraları dahi bu faÅ?ist ajanların yuvalandıkları yerlerden sökülüp atılamadıkları bilinen bir gerçektir. Ã?rneÄ?in federal Almanya da 1951 seçimlerinde SRP (Sozialistische Reich Partei )adlı faÅ?ist partinin adayı olarak seçimlere katılan ve seçilen Firitz RİCHTER in gerçekte NSDAP nin önde gelenlerinden Fritz RÃ?SSLER olduÄ?u açıÄ?a çıktıÄ?ında Rössler Mısır/a kaçacak ve mısır istihbarat örgütünü yöneten johannes Von Leers�e, yani Gobbels in en ileri adamlarından biri olan ve Ã?mer Amin takma adıyla çalıÅ?an azılı Nazi dostuna sıÄ?ınacaktı. Ve bundan sonrada anti- propaganda örgütlerinin baÅ?ına getirilerek görevini ifa ya devam eyledi, kendisine �yerli malı� bir isim bulan, RÃ?SSLER . Ne RÃ?SSLER olayı ne de bunun gibi yüzlerce örnek �yeni� ve Å?aÅ?ırtıcı deÄ?ildir. Hele içerisinde yaÅ?adıÄ?ımız çaÄ?da Emperyalizmin inine doÄ?ru sıkıÅ?tırıldıÄ?ı sosyalizmin zafer üstüne zafer kazandıÄ?ı zamanımızda, devrimci güçlerin ve onların kalbi sosyalist sistemin zaferlerine karÅ?ı Emperyalist-faÅ?ist hareket son �kart�larını oynayacaktır,son çırpınıÅ?ları hızlanacaktır. Dünya faÅ?istlerini sınıf savaÅ?ımının yolundan saptırabilmek sosyalizme giden kitleleri aldatabilmek bilmek için sosyalist pozuna girdikleri , orta tabakaların ulusal duygularını sömüre bilmek için �milliyetçi� postuna büründükleri ve daha bunun gibi sayısız madrabazlıkları denedikleri bilinir. Bir Alman faÅ?istinin Alman ulusal deÄ?erlerini sömürmede geleneksel deÄ?erini kendi çıkarları uÄ?una kullana bilme ustalıÄ?ının yanı sıra aynı faÅ?istin Türkiye�deki Türk ulusal deÄ?erlerini sömürebilmelerine çarpıcı pek çok örnekten birisini, basınımızda çıkan örneÄ?imizi verelim; �ALMAN RADYOSU: MUHAMMET İLE HİTLERİN AYNI GÃ?NDE DOÄ?MASI RASLANTI DEÄ?İLDİR� baÅ?lıÄ?ının altına Å?unlar aktarılmaktadır; �Allahım sen beni dostlarımdan koru, düÅ?manlarımın hakkından gelmesini ben bilirim. Türkiye�nin İngiltere e Fransa ile yaptıÄ?ı sözleÅ?meyi cenabı hak bile doÄ?ru bulmamıÅ? ceza ve ihtar olarak Türkiye yi Erzincan depremi ile uyarmıÅ?tır. Peygamberin doÄ?um günü ile Hitler in doÄ?um günü arasında iliÅ?ki vardır. İki doÄ?um günün aynı olması bir rastlantı deÄ?ildir. Muhammed in Hendek kazası gibi Alman führeri Adolf Hitler de düÅ?manların Å?erri ile savaÅ?maktadır. Selmanı Farisi nin önerisi üzerine Medine-i münevvere çevresinde kazılan hendekler neyse, Alman Führerinin de �Siegfried� savunma hattı odur. � Å?imdi bunu Pisiko-Patolojik bir vaka olarak niteleyip es geçmek kulak ardı etmek mümkün müdür? Tersine bu ve bunun benzeri örneklemeler bize faÅ?izmin demagoji ve propaganda çalıÅ?maları hakkında bili vermek açısından önemlidir ve özellikle böylesi demagoji ve propagandif öÄ?elerin �aÅ?ı� sının çok iyi bulunması tespit edilmesi açısından ciddiyetle üzerinde durulmalıdır. Gelecekte Türkiye faÅ?istlerin TÃ?RKEÅ?�le Muhammedi�n doÄ?um günün aynı günün aynı güne rastladıÄ?ını bile aÄ?zından iÅ?itmek mümkün olacaktır. Türkiyeli faÅ?ist hareketin Almanyalı faÅ?ist hareketle iliÅ?kileri Basında bir mektup yayınlandı, belki de pek çok kiÅ?inin gözünden kaçan bir mektup. M.EKMEKÃ?İ nin yayınlamıÅ? olduÄ?u mektupta Å?öyle demekte. �... Resimdeki kiÅ?i Karl Heinz Hoffmann dır. Hoffmann 1963 haziran yahut, temmuz ayında arkadaÅ?ı Heinrich Helmut Richter ile birlikte silah kaçakçılıÄ?ı sanıÄ?ı olarak�Ankara da yakalanmıÅ?tır. Hoffmann adlı bu kiÅ?i, Å?imdilerde 1978-Nurnberg kenti yakınındaki faÅ?ist hareketin baÅ?ı imiÅ? . Almanyadaki ülkü ocakları ve ........li militanların Hoffmann ile sıkı iliÅ?kileri var. bu iliÅ?ki yeni kurulmuÅ? deÄ?il. Hoffmann bölgemizdeki faÅ?ist hareketin lideridir. Oysa 1963 yılında Türkiye�de yakalanmıÅ?tır. �Bence Hoffmann, resimdeki silahları Türkiye deki faÅ?istlere teslim etmek için geldi. Ancak silahları yerine vermeden yakalandı. Bu sadece bir varsayımdır, Ama olmak dıÅ?ı bir varsayım deÄ?il.�(Bkz. 10 Ocak 1979 Cumhuriyet gazetesi M.EKMEKÃ?İ ANKARA NOTLARI ) Bu sadece bir mektup. Ama kimdir bu Karl Heinz HOFFMANN ? sıradan biri basit biri, silah kaçakçısı mıdır? Yo hayır. Bakın patrice CHAİROFF ne diyor Hoffmann efendi hakkında; �federal Almanyadaki yarı askersel yani-Nazi örgütleri arasında en iyi örgütlenmiÅ? ve kaygı verici olanı Karl Heinz Hoffmann ın �Schwarze Legion� (kara lejyon) örgütüdür. Ã?rgütün militanları tabanca ve Mauser K-93 tüfekleri ile silahlandırılmıÅ?lardır.�(6) Ve bir baÅ?ka haber; �esas amaç� larının tüm sempatizanlarını bir araya toplamak �ULUSAL AYRILIKLARI ORTADAN KALDIRMAK� olduÄ?unu ve �tüm Avrupa ve dünya ya bu konuda açık olduÄ?u� nu beyan eden özel-faÅ?ist WSG ordusu üzerine. Federal Almanya da yeni-Nazilerin kurdukları özel ordu:WSG. Federal Almanya da hızla örgütlendikleri bilinen yeni Naziler �ss hitler� tipi yeni bir kol deÄ?iÅ?tiriyorlar. WSG (whrsportgurupe Hoffmann) amblemi altında(Hoffmann savunmanın spor kolu )faaliyette bulunan bu kuruluÅ?un militanlarının ve sempatizanlarının Hanomag, unimog, borgward �a ilerledikleri ve bu bölgelerde faaliyette bulundukları belirlendi.�(7) aralarında Fransızca, Almanca,İtalyanca İngilizce ve İspanyolca nın bulunduÄ?u altı ayrı dilde özel yayın yapan� �komando� adlı faÅ?ist dergiyi çıkarmakla iÅ?e koyulan Karl Heinz Hoffmann ardından kendi adıyla anılan Hoffmann savunmanın spor kolu (WSG) örgütlenmesiyle artık iyiden iyiye �Hitler� liÄ?e soyunurken yeniden sahneye çıkıyordu. Türkiye�deki faÅ?istlere yataklık eden HOFFMANN� ın Türkiye�deki faÅ?ist ülküdaÅ?larından etkilenerek �bizimkilerin� imini dergisine alması artık tüm bu sıraladıklarımızdan sonra Å?aÅ?ılacak olmaktan çıkar artık. Ve hele daha �güvenlik görevlerinin� faÅ?ist hareketin saÄ?ladıÄ?ı silahların kaynaÄ?ını bulamayıÅ?larına �Å?aÅ?mak� gerekmez mi artık: FaÅ?istler arası iliÅ?kiler, Türkiye deki faÅ?ist tırmanıÅ? hızlandıkça daha aÄ?ır somuta yansımaktadır. Ã?zellikle faÅ?ist terör eylemleri �uluslararası özelliÄ?ini koruyarak varlık göstermektedir. Ã?rneÄ?in yaÅ?analı çok olmayan Kahraman MaraÅ? olayları bu tür faÅ?ist terörizm örneklerindendir. İktidardaki hükümetin bilinen pek çok gerçeÄ?i; bilinen birTİTizlikle saklamaya çalıÅ?tıÄ?ı ortadaysa da yinede olayların geliÅ?en boyutları, bazı gerçeklerin azda olsa kamuoyuna duyulmasına neden olmuÅ?tur. CHP hükümetin iç iÅ?leri bakanı, iç iÅ?leri bakanlıÄ?ının bütçesinin görüÅ?ülmesi sırasında karma bütçe komisyonunda yöneltilen bir soruyu cevaplarken, kahraman MaraÅ? olayları öncesinde MaraÅ?-Ankara arasında bir uluslar arası uçak Å?irketiyle telefon görüÅ?mesi yapıldıÄ?ını ve �planın aynen uygulanacaÄ?ı �nı havi bir konuÅ?manın yapılmıÅ? olduÄ?unu, ancak �adalete intikal ettiÄ?i için üzerinde daha fazla açıklama yapma�nın doÄ?ru olmayacaÄ?ını belirtmiÅ?tir. Aslında senaryo gayet açık seçiktir. Yunanistan İspanya ve Å?ili deki ve daha nice örneklerde olduÄ?u gibi bu kez de uluslararası faÅ?ist hareket Türkiye üzerinde faÅ?izmin ön provalarıyla meÅ?gul dur. FAÅ?İST BİLDİRİ YÃ?NTEMLERİ Türkiye deki faÅ?ist hareket baÅ?ından beri sürekli olarak örgütlenme çalıÅ?malarına aÄ?ırlık vermiÅ?, nitekim kısa sayılabilecek bir zaman süreci içerisinde örgütlenmelerini gerçekleÅ?tirmiÅ?tir. Türkiyeli faÅ?istler, gerek örgütlenmelerinde, gerek stratejilerinde �malum� çevrelerin büyük katkılarından mahrum kalmamıÅ?lardır. Å?u hiç bir zaman akıldan çıkarılmamalıdır ki ne �Türk- İslam sentezi mezhebin deÄ?erlerini kullanarak mezheplerden birisini küçümseyerek, karalayarak ezilen mezhebin üyelerine karÅ?ı ezen mezhebin üyelerini anti- Demokratik platformlar içerisinde örgütleme çabaları spontan bir hareketin veya bir ideolojik (!)yorumlarının masum ürünleri deÄ?ildir. Tersine, toplumu yozlaÅ?tırmaya, parçalamaya, ve laçkalaÅ?tırarak faÅ?izme taban hazırlamaya yönelik bilinçli bir çabanın, uluslararası faÅ?ist güçlerin ortak çabalarının, �katkı� larının bir ürünüdür. Türkiye de faÅ?izm, salt milli deÄ?erleri sürmemekte, aksine kitle içerisine kendisine taban oluÅ?turma öz çabalarını sürdürürken kitlelerin yoksullaÅ?ması ve dinsel duygular dahil tüm deÄ?erlerin sömürülmesine dikkat ederken bunu edebiyat ve sanat alanların da iÅ?lemeyi ihmal etmemektedir. FaÅ?istlerce kullanılan hem Türk hem Müslüman�ız�, veya �rehberimiz Kuran, yolumuz turan�,�Türklük bedenimiz İslamlık ruhumuzdur� sloganlarını özellikle kırsal alanlarda çok yaygın olarak kullanılan demagojik montajlar olması dikkati çekicidir. Tabi bunun yanında proletaryanın yoÄ?un olduÄ?u bölgelerde �iÅ?çi fabrikaya ortak olacaktır.� �kapitalizme de komünizme de karÅ?ıyız� türünden sloganlar göze çarpmaktadır. Ã?zellikle mezhepsel çeliÅ?kilerin olduÄ?u yerlerde kullanılan birinci tür sloganlar, daha baÅ?arılı olmakta faÅ?ist teröre kitlesel bir nitelik kazandırmada bu demagojik slogan ve çalıÅ?maların etkisi büyük olmaktadır. BilindiÄ?i üzere Almanya da ve İtalya da Fransa, Amerika,Avustralya, Japonya, Fransa, ispanya vs. da faÅ?ist terör, faÅ?istlerin baÅ? vurduÄ?u, faÅ?ist diktatorya nın ön koÅ?ulunu hazırlayan ve gerekli zemini oluÅ?turan yöntemlerdendir. KitleselleÅ?miÅ? faÅ?ist terörü olanaklı kılınsa içerisinde yaÅ?anılan toplumun sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik koÅ?ullarının bir sonucu olarak ulusal, ırksal, dinsel istismarlara yönelik çalıÅ?malar ve demogolojik propagandalardır. FaÅ?ist terörün kitlesel hale dönüÅ?türülmeye çalıÅ?ılmasının Å?üphesizdir ki çok yönlü katkıları olacaktır. FaÅ?ist harekete. Nitekim konumuz ilerledikçe faÅ?istlerin neden kitle tabanına gerek duydukları noktasına yenden dönülecek ve daha bir açıklık getirilmeye çalıÅ?ılacaktır. burada faÅ?ist çalıÅ?manın kitle tabanı oluÅ?turma yolları üzerinde dururken, faÅ?istleri etkili bir araç olarak kullandıkları bildiri ve el ilanlarının sloganlarının seçiliÅ? ve hazırlanıÅ? yöntemlerine deÄ?inmeden geçmek konuyu daha az anlaÅ?ılır ve kısır kılacaÄ?ındandır ki bu nokta üzerindeTİTizlikle durmanın konunun bütününe faydalı olacaÄ?ı düÅ?üncesindeyiz. En ilk, faÅ?istlerin hazırladıkları bildirilerin toplumsal huzursuzlukları derinleÅ?tirme yolunda, gerilimi düzenli olarak artan bir biçimde hazırlandıÄ?ını; bir geliÅ?im sırası izlediÄ?ini belirtelim. FaÅ?istlerin toplumsal huzursuzlukları derinleÅ?tirmek yolunda çizdikler stratejinin uygulanan tek parçası olmakla birlikte en önemlilerinden birisidir. FaÅ?ist bildiriler ve demagoji. FaÅ?ist gerilim stratejisi, faÅ?ist terörü ve diÄ?er faÅ?ist alıÅ?malar bütünlüÄ?ünden oluÅ?an bir stratejidir. Bu stratejinin özü faÅ?ist terör eylemlerinin giderek yoÄ?unlaÅ?tırılarak halkın ve öncelikle küçük burjuvaların otoriterlik istemlerini mobilize olması öte yandan devrimci unsurları silahlı direniÅ? içerisine çekerek bunu müteakiben devlet terörünü haklı gösterecek mizansenler düzenleyerek kamuoyunu tümüyle istediÄ?i doÄ?rultuda düÅ?ünmeye sevk etmek ve faÅ?izmi bu stratejinin sonunda getirip iktidara oturtmaktır. Bu strateji Yunanistan da faÅ?ist albaylar cuntası tarafından baÅ?arıyla (!) hayata geçirilmiÅ? ve bugünde İtalya, Japonya,ve Türkiye de uygulama safhasına geçirilmiÅ?tir. İÅ?te adı geçen bu stratejinin hedefine ulaÅ?ılabilmesi için faÅ?ist terörizmin daha yaygınlaÅ?ma ve daha kitleselleÅ?mesi bu yolda �ilerlenirken� faÅ?ist �örtünün�saÄ?lanması hedefine yönelik çalıÅ?maları tamamlayan vazgeçilmez bir unsurdur; yazılı ve sözlü propagandalar. FaÅ?ist propaganda yazınsal, görsel, iÅ?itsel tüm etkileÅ?im araçlarını kullanmayı ihmal etmez. Türkiyeli faÅ?istlerin bir �pilot� bölgelere olarak seçtikleri alevi Sünni ayrımının olduÄ?u bölgeler ve illerde faÅ?ist bildirilerin kaleme alınıÅ? yöntemlerine bir göz atarsak yukarıda andıÄ?ımız gerim sistematiÄ?ini görmek pek kolay olacaktır. Emekçi halk arasındaki huzursuzlukların iyice derinleÅ?tirilip patlama noktasına getirildiÄ?i yerlerde faÅ?ist kıÅ?kırtmalar ve bildirilerde artık halın �cihad�a �savaÅ?ın bir an önce baÅ?latılması gerek� tiÄ?ine inandırılmaya çalıÅ?ıldıÄ?ı kolaylıkla gözlemlene bilir. Oysa bu tür kıÅ?kırtmaların �yeni� olduÄ?u yerlerde o bölgenin faÅ?istlerin yürüttükleri sözlü ve yazılı propagandalarında kullandıkları dil; izlenen yol istemli olarak �kin�i oluÅ?turmaya yönelik, saldırgan ve barbardır. Ama henüz �son atak� yapılmamıÅ?tır, çünkü daha kitleleri harekete geçirebilecek yoÄ?unluk saÄ?lana maÅ?tır. Birkaç bildiriyi ele alıp incelemeden önce, faÅ?istlerin yürüttükleri kitle çalıÅ?malarında kitleler içerisinde var olan ayrılıkları nasıl ustaca kullandıklarını ve yine öte yandan, özellikle batılı kapitalist ülkelerdeki faÅ?istlerin kitlelerin ekonomik taleplerini ustaca kullandıÄ?ı gerçeÄ?ini gözden uzak tutmamak ve nasıl ki batılı Avrupa ülkelerindeki faÅ?istlerin faydalandıkları ekonomik istemlerin demagojik bir biçimde sömürülerek oluÅ?turulan tabanlarının nasıl çözüle bileceÄ?i sorunu nasıl ki Avrupalı sosyalistlerin önündeki çözümlenmesi gerekli önemli sorunlarının baÅ?ında gelmekteydiyse Türkiye de faÅ?istlerin dinsel ve mezhepsel farklılıklardan yararlanarak oluÅ?turdukları tabanın nasıl çözüle bileceÄ?i sorunu karÅ?ımızda durmaktadır. Alman faÅ?izmin bu konuda yürüttüÄ?ü çalıÅ?malarının maddi dayanaklarının araÅ?tırılması ve tartıÅ?ılmasına iliÅ?kin görüÅ? alıÅ? veriÅ?lerini Lewerenz Å?öyle aktarmakta ve yorum getirmektedir. �Küçük burjuva tabakalarının nesnel ekonomik durumlarından kaynaklanan istemlerini faÅ?istler çok ince bir biçimde ele almıÅ?lar ve onların alıÅ?kanlıklarından çok iyi yararlanmasını bilmiÅ?lerdir. Hazırlık komisyonlarında Almanya da faÅ?ist demagojinin etkinliÄ?i uzun uzun tartıÅ?ılmıÅ? ve Alman faÅ?izmin, kitle tabanın bu yöntemlerle oluÅ?turulduÄ?u belirlenmiÅ?tir. Eugen Varga ilçe Ã?ekoslovakya komünist partisinden bir üyenin belirttiÄ?i gibi, faÅ?istler, belli toplumsal sorunları sürekli, �bu tür bireysel ve ulusal gerçeklerle ele almıÅ?lar ve böylece orta tabakaları inandırmakta büyük baÅ?arı göstermiÅ?lerdir.� ........................ �Ernest Thalmann da hapishane notlarında sürekli ajitasyonun otoriter önlemlerle olan baÄ?lantısını göstermiÅ? ve bunu Alman faÅ?izmin önemli belgesi olarak nitelemiÅ?tir. Komüntern in bu önemli yöneticileri geniÅ? kitlelerin faÅ?izm tarafından ideolojik yönlendirilmesinde iktidara nasıl destek olduklarını görmüÅ?lerdir. Burada, otaya Å?u soru çıkmaktadır; faÅ?izmin sınıfsal niteliÄ?i ile sınıfsal tabanı arasındaki çeliÅ?kilerden nasıl yararlanıla bilir ve kitleler faÅ?izme karÅ?ı harekete geçirilebilir ******************* Bir müddetten beridir faÅ?istlerin eylemlerini yoÄ?unlaÅ?tırdıkları Yozgat ilinde baÅ?lattıkları terör; cinayetle biçiminde sürerken öte yandan bunu daha önceleri yapacaklarını vurgulamaktan kaçınmayan bildiriler yayınlamıÅ?lar ama iktidar çevrelerince bu konular hiç bir biçimde iÅ?lem görmemiÅ?, görmezlikten gelme uygun bulunmuÅ?tur. Ã?rneÄ?in 15 Å?ubat 1979 da Å?ükrü BALCI isimli bir genç faÅ?istler tarafından Yozgat ta katledilmiÅ? üstelik böyle bir cinayetin iÅ?leneceÄ?i Necip ALTINOK isimli Å?ahsın ölümü üzerine faÅ?istlerce yayınlanan bu bildiride-ki bildiri illegal olarak basılan, daÄ?ıtılan �ülkü gençlik� imzalı bir bildiridir. Kitleler kıÅ?kırtılarak, vurgulanmaktadır. Fotokopisini aktardıÄ?ımız bu bildiride özetle Å?unlar söylenmektedir; �Aziz milletim Küfrün karÅ?ısında İslamın cihat bayraÄ?ını açmıÅ? ülkücü gençlik bu kutsak savaÅ?ta bir Å?ehit daha verdi..... Evinde çocukları bekliyordu baba diyecek, kadını bekliyordu. Ã?ünkü bu topraklar bizim kanımızla, Müslüman milletin kanıyla yoÄ?ruldu. ya bizden çok kanınız akar yada....� ONLARA ATTIKLRI KURÅ?UNU İADE EDECEÄ?İZ Bildirinin tümünde görüleceÄ?i üzere,faÅ?ist üçler ne yaman Müslüman olduklarını; ne uÄ?runa Å?ehit verdiklerini vurgularken,tüm diÄ?er bildirilerinde de bariz olarak görülen �milliyetçi ve İslamcı� olduklarını kitlelere enjekte etme çabası içerisindedirler. Yine bu bildiride aile kavramına sahip çıkar görünerek iÅ?e duygusal-romantik çeÅ?ni katarak saÄ?lamaya çalıÅ?tıkları �kin�i pekiÅ?tirme gayretleri sezilmekte ve nihayet tüm bu �hazırlıklarını kanıtlayabilme uÄ?raÅ?larından�sonra karÅ?ılık olarak öldüreceklerini belirlemektedirler sonuçta. Yukarıdaki bu tipik faÅ?ist bildirisi henüz �ilk örnekler� dendir (!).faÅ?ist mihrakların yurdun hemen her yerinde ufak deÄ?iÅ?ikler ama büyük benzerliklerle dolu bu tür bildirileri, provokasyon ve kıÅ?kırtma yolunda kullandıkları nasıl bilinen bir gerçekse, bu bildirileri kaleme alanlarında öyle sıradan, amatör kiÅ?iler olmadıkları da ve hatta almanyadaki, İtalya da ki neo-faÅ?ist bildirilerle büyük �benzeÅ?imler� içersinde oldukları da birer canlı geçekliktir. Bakın bu faÅ?ist Amerikan bildirisinin �bizimkileriyle�olan Å?u benzeÅ?imine (!) �atı uygarlıÄ?ımızı, beyaz olmayanların üzerine, propagandayla ve fizik terörün üzerine yöneltecek müthiÅ? bir baskıdan baÅ?ka hiç bir Å?ey kurtaramaz. Kendi ırkından kardeÅ?ine karÅ?ı savaÅ?mak üzere ırkının kökenlerinden uzaklaÅ?anlara karÅ?ı acıma olmaz. Beyaz adam uyan, zaman geçiyor!� Bu bildiri Amerika birleÅ?ik devletlerinden �National statesrightsparty� (NSDP) tarafından kaleme alınmıÅ?tır.(9) Bizdeki faÅ?ist bildirilerle �kan� baÄ?ı olan bu bildiri sadece bir örnek, ama bunun gibi yüzlercesi mevcuttur daha. Aradaki aynılıÄ?ın daha kolayca anlaÅ?ılması ve aynı zamanda faÅ?ist bir bildiride kullanılan öÄ?eleri daha net görmek ve bir karÅ?ılaÅ?tırma yapabilmek yönünden Erzincan da daÄ?ıtılan bir baÅ?ka faÅ?ist bildiriyi ele alarak bunun içerisindeki �monte� bileÅ?enleri göstermek yararlı olacaktır. Bilinir ki Türkiyeli faÅ?istlerde tüm öteki çeÅ?itli unsurlardan türdeÅ?leri gibi ırka, Turana iliÅ?kin, namus ve aile kavramlarına iliÅ?kin yaklaÅ?ımların tümünü bileÅ?keler halinde demagojik tahrifatlara bir arada kaleme alırlar. �ırkçılık-Müslümanlık� veya �ırkçı-İslamcı-ulusçu� bileÅ?keler olarak kullanılırken bunlar �Müslümanlık-mülkiyet�bileÅ?kesi ve �Din- namus- aile� gibi demagojik bütünlemelerle pekiÅ?tirilmektedirler. Ã?rneÄ?in, basında da yer alan ve tepkiyle karÅ?ılanan Erzincan da daÄ?ıtılan faÅ?ist bildiride Å?öyle demektedir: �........ Senelerden beri Erzincan da, Müslüman olan, Allaha inanan, Türk kanını taÅ?ıyan ve milliyetçi olanlara yapmadıklarını bırakmayan vatan millet düÅ?manı kızıl komünistler yapmadıkları ile kalmayıp güzel Erzincan�ımızı kana boyamak istiyorlar,kızıl komünist olan bu vatan ve millet düÅ?manı cellatlar her türlü adiliÄ?i yaptılar camilerimize bomba koyup MüslümanlıÄ?a karÅ?ı savaÅ? açtılar,daha bu sene yazın sekiz yaÅ?ındaki soydaÅ?ımızın ırzına geçip boÄ?dular ve son olarak ta milliyetçi Türk anası Fatma YILMAZ ın evine bomba koyarak Å?ehit ettiler iÅ?te TİKKOLU kızıl komünistlerin bombalı eÄ?itimleri Türk anasını katletmek için yapılıyordu. Bu kızıl komünist hücre elemanlarından bazıları Fırat nehrinde bomba yaparken yakalanmadılar mı halen bir kaçı ceza evinde deÄ?il mi ? Bunların amaçları Türk kanı taÅ?ıyan Türk milletini yok etmektir. Türk anamızı onun için Å?ehit ettiler. Camilerimizi onun için bombalıyorlar. Å?imdide dıÅ?arıdan getirilen kızıl militanlarla büyük katliamlara giriÅ?me hazırlıÄ?ı içerisindedirler. Müslüman ve milliyetçi avına çıkmıÅ?lardır evleri basıyorlar camilere ve iÅ? yerlerine bombalar koyuyorlar. Sayın Erzincanlılar Türk için Müslümanlık için İslam dinin kurtuluÅ?u için bunlara hep beraber cevap verelim alalım ırz düÅ?manlarından öcümüzü. Hazırlanalım uyanık olalım gösterelim TürkçülüÄ?ün MilliyetçiliÄ?in kükreyiÅ?ini �KURTAR HEY KURTAR SENİN KANINI TAÅ?IYAN TÃ?RKÃ?� (abç.bkz.20.sf) Bu tipik faÅ?ist bildirisinde yukarıda deÄ?indiÄ?imiz �bütünleÅ?tirmeleri�görmek mümkündür. Ã?ncelikle altını çizdiÄ?imiz yerler bu noktayla ilgilidir. �Tanrıya inananlarla, TürklüÄ?e inanan milliyetçiler� düÅ?man olanlar biçiminde bir birleÅ?tirme yaparak komünistleri sözüm ona düÅ?man olarak gösteren demagojiyi daha da pekiÅ?tirmek için �camilere bomba koyanlar-ırz düÅ?manlıÄ?ı� yakıÅ?tırmalarının yanında bir de üstüne üstlük �Milliyetçi Türk anasının� bomba ile �Å?ehit� edildiÄ?i uydurması- BilindiÄ?i üzere adı geçen patlama faÅ?istlerin bomba yapım evi olan evde kendilerinin sebep olduÄ?u bir patlamadır. (bkz. gazeteler. ayrıca aydınlık 3 ocak 1979 sf. 7 izlemektedir. Tüm bu �iddialarını� pekiÅ?tirmek için; bilmem ne nehrinde �bomba yaparken yakalanmalar�la saÄ?lamlaÅ?tırma ve tamamlama çabası içerisindeki faÅ?istler bildiri ve bunun gibi diÄ?er sözlü ajitasyonlarında da, enjekte etmek istediklerini tekrar tekrar vurguladıkları gibi, saflarına alabileceklerinin kapsamını daha geniÅ?letebilmek veya en azından anti-faÅ?ist savaÅ?ın içerisinde örgütlenmesini engelleyebilmek için çaba harcadıklarından ,�Müslüman- Milliyetçi avı�ndan, ev basma�ya, �camilere ve iÅ?yerlerine bomba koyma� masallarına dek her türlü yöntem zorlanmaktadır. Ve bu gayretler belli bir gerilime ulaÅ?ınca da çözümü, lafı uzatmadan ortaya koymaktadırlar: �Türkçülük için Müslümanlık için, İslam dinin kurtuluÅ?u için bunlara hep beraber cevap verelim, alalım ırz düÅ?manlarından öcümüzü.� İÅ?te bu saldırgan, tahrik dolu son, tüm diÄ?er �benzerliklerinin yanında göze çarpan en temel ve belirgin, ortak özelliklerindendir. Ã?rneÄ?in Trabzon da �Ã?lkücü gençlik� imzasıyla daÄ?ıtılan bir bildiri de Å?öyle; �Karadeniz in azgın dalgaları ve Trabzon komünistlere mezar olacaktır� ve devamla � milliyetçi Trabzonlular� la sürmekte ve �cihada çaÄ?rıldıÄ?ında koÅ?unuz� diye baÄ?lanmaktadır. (Bkz. akt. YÃ?RÃ?YÃ?Å?.S.198.sf.6 ) Bu kıÅ?kırtmanın tesadüfi (!) bir benzerlik olduÄ?unu ileri sürebilecek olanlar olabilir bu açıdandır ki bir baÅ?ka, deÄ?iÅ?ik ildeki faÅ?ist bildiriye daha bakmakta yarar olduÄ?u kanısındayım. ..... Bu düÅ?ünceyi yaymak isteyenler �yabancı uÅ?akları� ile komünistleri tehlike saymayıp ülkücüleri tehlike sayanlardır. Allah aÅ?kına, vatan aÅ?kına ve millet aÅ?kına mücadeleye var mısınız ?� Ve uzayıp giden demagojiler, zırvalıklar dizisi dolu bu bildiri, 19 ocak 1979 yılında yayınlanan ve Antalya nın Serik ilçesinde daÄ?ıtılan onlarca faÅ?ist bildiriden bir örnektir. Akıldan çıkarmamız gerekir ki Tüm bu bildiriler ve diÄ?er propaganda ve demagojiler basit ve sıradan �zırvalıklar� deÄ?ildir ve bunların kitleler üzerindeki etkisininse hiç küçümsenmemesi gerekir. Oysa geçmiÅ?te çeÅ?itli ülkelerde de görülen sekter küçümseyici, tavırla her zaman faÅ?ist hareketin lehine not aldırmıÅ?tır. Aynı hatalı önemsemezci davranıÅ?lar bu gün bizde de görülmekte hem de hakim tavır olarak karÅ?ımıza çıkmakta, giderek büyüme eÄ?ilimi taÅ?ımaktadır. Bilinmelidir ki bu tür faÅ?ist çalıÅ?mada anti-faÅ?ist güçlerin kitle tabanının ve cephe içerisinde yer alması olanak dahilinde olan halk kesimlerinin de anti-faÅ?ist cephe içerisinde alınmamamsına yönelik amaçlar taÅ?ır. Yani, bir yandan burjuvazisinin kanlı faÅ?ist diktatoryasının ömrünü uzatmayı ve faÅ?ist burjuvaların egemenlik ve sömürülerinin devamını saÄ?lamak yolunda kitle tabanı yaratma çabasıdır bu. Bir yandan da mevcut burjuva demokrat siyasal yapının faÅ?ist terörist eylemlerle mücadelesini zayıflatabilmek ve hatta sonuçsuz bırakabilmek için zorunlu olan �faÅ?ist örtü� yü yaratma demektir. Ki bu konuya yeri geldikçe deÄ?ineceÄ?iz. Ama Å?imdilik faÅ?ist burjuvaların örgütleyip eÄ?ittiÄ?i �profesyonel� lerin çalıÅ?ma yöntemlerinin boÅ?a çıkarılmaması gereÄ?i üzerinde yeterince durmak gerektiÄ?i noktasının ayrı bir önem taÅ?ıdıÄ?ı gerçeÄ?inden hareketle karÅ?ı-çalıÅ?ma yöntemlerinin geliÅ?tirilmesi zorunluluÄ?unu vurgulamak gereklidir. Kısası bugün karÅ?ı karÅ?ıya olunan faÅ?ist geliÅ?menin çalıÅ?malarına karÅ?ı, karÅ?ı-çalıÅ?ma yöntemlerini araÅ?tırıp geliÅ?tirmek ve bu mücadeleyi savsaklamadan, sürdürmek lazımdır. Ki böylesi bir çalıÅ?ma faÅ?ist kitle örgütleri içerisinde faaliyetten faÅ?ist kitle tabanının heterojen yapısının doÄ?urduÄ?u çeliÅ?kilerden yararlanmadan karÅ?ı-ajitatif bildirilere deÄ?in çok çeÅ?itli ve karmaÅ?ık bir yapı arz eder. Bu arada belirtmeliyim ki faÅ?izmle mücadelede karÅ?ı-bildirilerin ve ajitasyonun etkili ve tam gerilimli olmasına dikkat etmek gerekli olduÄ?u gibi, özellikle �TURAN� ideolojisi ile İSLAMİ düÅ?ünce arasındaki çeliÅ?kilerin vb. empozesinde ve gerçek yüzlerinin teÅ?hirinde basit ve açık ifadelere yer vermek ve bu konularda çok titiz olunmak zorundadır. Ã?ünkü faÅ?ist demagojinin en çok kullandıÄ?ı sömürdüÄ?ü konulardır bunlar. �Alman komünist partisi, geniÅ? bir kitle politikası uygulayarak, faÅ?ist yönetimde var olan çeliÅ?kilerden yararlanmalıydı. 150.V.G. Knorin, burjuvazisinin tek tek gurupları arasında ortaya çıkan çeliÅ?kileri ve kitlelerdeki huzursuzluÄ?u �proletaryanın dolaylı rezervleri�olarak niteledi. Bu çeliÅ?kiler ve huzursuzluklar ancak üçlü ve kitlelerle baÄ? kuran bir iÅ?çi sınıfını partisince anti faÅ?ist savaÅ?ım amacıyla kullanıldıÄ?ında faÅ?izm için gerçek bir tehlikeye dönüÅ?e bilirdi. 150. Sonuçta Å?öyle denmektedir; �parti,faÅ?izmin kendi iç çeliÅ?kilerinden kaynaklanan düÅ?üÅ?ü hızlandırmak amacıyla, parti içi kendiliÄ?indenliÄ?e, sosyal demokrat iÅ?çilere karÅ?ı sol sekter tutumlara birleÅ?ik cepheyi görmezlikten gelmeye ve faÅ?ist örgütlerde yürütülmekte olan çalıÅ?maları küçümsemeye karÅ?ı çıkmalı, bunlara karÅ?ı kararlı savaÅ?ım vermelidir.� (10) Diye aktarmaktadır. LEVERENZ;AKP nin ve AKP� li komünistlerin bu konudaki görüÅ?lerini ele alarak. Yukarıdaki bu alıntı bile faÅ?izme karÅ?ı çalıÅ?ma yöntemlerinin titizlikle tespitinin önemini vurgular. Yine bir baÅ?ka yerde Lewerenz, sepp SCHWAP� ın görüÅ?lerini, faÅ?ist demagoji ve toplumsal huzursuzluklardan faydalanmaları hakkındaki yaklaÅ?ımlarını Å?öyle aktarır; �... FaÅ?izmin toplumsal demagojisine yöneltilen savaÅ?ımda partinin ulusal ve toplumsal sorunlar arasında baÄ?lantı kurmamasının yanlıÅ? olduÄ?unu söylemiÅ?tir. Schwap a göre .. ....Burjuvazi 1921 yılından beri �kendi ulusal sorunlarını sürekli olarak insanların toplumsal sorunlarıyla baÄ?daÅ?tırmaktaydı. Ã?zellikle küçük burjuvazinin kazanılmasında geç kalınmıÅ? olması bu etkenlere baÄ?lıydı. FaÅ?istler küçük burjuvazinin geniÅ? kesimlerde duyulan toplumsal huzursuzluktan hareket ediyorlar ve kendi demagojileri bu tabakalarda yaygınlaÅ?mıÅ? ulusal düÅ?ünceyle birleÅ?tiriyorlardı. Sloganları ulusalcılık çerçevesi içerisinde çizilmiÅ?ti. Yürüttükleri toplumsal demagoji, küçük burjuvazi ile tekelci sermayenin aynı çıkarlara sahip olduÄ?una iliÅ?kin çabaları kapsamaktaydı.� Bu alıntıda görüleceÄ?i üzere faÅ?ist demagojiye karÅ?ı etkin ve yeterince geliÅ?tirilmemiÅ? eksiz ve bazen de yanlıÅ? yöntemler geçmiÅ? tarihsel örneklerde de görülmektedir. Ve bu yanlıÅ? yaklaÅ?ımların temelinde de genellikle; �ulusal ve toplumsal sorunlar arasında baÄ?lantı� kurulmaması gerçeÄ?i yatmaktadır. FaÅ?istlerin ulusal ve toplumsal sorunları sömürmedeki maharetleri Türkiyeli �ülküdaÅ?� larıcada tüm dünya faÅ?istlerinden pek geri kalmayacak biçimde görülmektedir. Kimi zaman Å?ahit olmuÅ?uzdur; faÅ?ist propaganda nın �Türk- İslam sentezi� yaklaÅ?ımlarıyla motivize ediliÅ?ine. Kimi zamanda ekonomik koÅ?ulların yol açtıÄ?ı huzursuzlukların Nasyonalite ile modelize edildiÄ?ini ve orta tabakaların duygularına sinsice seslendiÄ?ini. Ã?ünkü Türkiyeli faÅ?istler derinleÅ?en ekonomik ve toplumsal bunalımları kendi lehlerine çevire bilmek anti-faÅ?ist güçleri hazırlıksız olarak bastırıp faÅ?ist diktatoryayı gerçekleÅ?tirebilmek için eylemlerine artan bir ivme kazandırırlarken amaçlarına ulaÅ?a bilmek için toplumun çeÅ?itli kesimleri arasındaki suni çeliÅ?kilerin ve ayrılıkların körüklenerek derinleÅ?tirilmesine özel bir önemle dikkat ederler. Toplumsal kargaÅ?a, toplumun yapısındaki emekçi sınıf ve tabakaların arasındaki yaratılması düÅ?ünülen çatıÅ?malar ve hatta yaratılan çatıÅ?ma ve huzursuzluklar onların her gün biraz daha vurgulamakta yarar vardır ki, toplumun çeÅ?itli kesimlerindeki derinleÅ?tirilmeye çalıÅ?tırılan çeliÅ?kiler ve çatıÅ?malardan kastımız, emekçi sınıflarla sömürenler arasındaki çeliÅ?kilerin derinleÅ?tirilmesi deÄ?il, çeÅ?itli ulusal, etnik ve mezhepsel ayrılıkların suni olarak derinleÅ?tirilmesi, halklar arasındaki düÅ?manlıÄ?ın yaratılacak bir kargaÅ?anın, bozulmanın saplanması çabasını ifade etmektir. Bu gün Türkiye de böylesi bir faÅ?ist çaba somut olarak görülmektedir. Nasıl ki dünya öyleydiyse. Günümüzün en canlı somut örneÄ?inden; Kahraman maraÅ? toplu katliamından baÅ?lamak doÄ?ru olur herhalde. 1978 yılının son günlerinde yaÅ?anan bu kitlesel yıkım harekatı yasal ve yasal olamayan faÅ?ist örgütlerin sistemli ve devlet denetiminden (!) uzaklaÅ?malarının uzun vadeli üründür. GörülmüÅ?tür ki faÅ?istler bu bölgede sömürülmeye en açık noktadan hareketle, yani Alevi-Sünni çeliÅ?kisinden hareketle toplumsal kargaÅ?ayı yaratmada istedikleri sonuca ulaÅ?mıÅ?lardır. BilindiÄ?i bu katliamda yüzlerce insan katledilmiÅ?; profesyonel faÅ?ist kıÅ?kırtıcılar öncülüÄ?ünde gerici amaçlar için kanalize edilmiÅ? kitleler amaçlanan tahrip ve katliamları gerçekleÅ?tirmiÅ?lerdir. MHP Ã?OD, Ã?GD yasal örgütlenmelerin yanında ETKO, TYK, ve TİT gibi yer altı faÅ?ist örgütlerinin kahraman maraÅ?ı diÄ?er pek çok yer gibi- pilot bölge seçtikleri gözlenebilen bir olguydu. Siyasal, devrimci çevreler ve bu arada sakat sol akımlar da dahi tüm ilerici çevreler; sıraladıÄ?ımız faÅ?ist organizasyonların MaraÅ? ta sürdürdükleri çalıÅ?malarının farkındaydılar. Ama farkında olmak yetmemektedir. Tek baÅ?ına, genel olarak sol, kale alınmayan sinsi ajitatif bildirilere, provakatif eylemlere; duvarları kirleten sloganlara karÅ?ı etkin mücadelenin nasıl yürütüleceÄ?i konusunda tüm Türkiye de olduÄ?u gibi bilgisiz ve hazırlıksızdır. Kahraman maraÅ? ta da yukarıda bir bölümünü aktardıÄ?ımız-Antalya- Serik teki- faÅ?ist bildirinin tipik benzerleri bildiriler ve tüm öteki demagojilerle, geliÅ?melerini sürdürerek geliÅ?me ve güçlenmeye çalıÅ?ılan faÅ?istler gerek bildirilerinin gerekse sözel ajitasyon ve propagandalarının, demagojilerinin gerilimlerini giderek artırmakta ve �faÅ?ist kitle tabanını� gerektiÄ?inde �örtü� olarak gerektiÄ?inde büyük çabalar harcamakta gereken her türlü yöntem; uygulama sahasına koymuÅ?lardır. Tüm bu olanlar yani bir geliÅ?imin ürünü deÄ?ildir. Kökeni eskilere dayanan bir çalıÅ?manın ürünüdür. GeçmiÅ?e bir göz atarsak görürüz ki; Yine Kahraman MaraÅ? ta 20 ocak 1976 yılında pazarcık ilçesinde faÅ?ist kıÅ?kırtmalar sonucu patlak veren olaylar sonucu pek çok iÅ?yeri tahrip edilmiÅ?, iki kiÅ?i hayatını kaybetmiÅ?tir. Ã?zellikle Alevi- Sünni çeliÅ?kilerinin bulunduÄ?u çevrelerde izlenen yöntem hep aynıdır; Hitler Almanyası/nın Yahudilerinin yerini Türkiye de faÅ?istler indinde �Alevi�ler almıÅ?tır. MaraÅ?/ı ele almıÅ?ken daha da eskilere inelim. 20 eylül 1966 yılında Kahraman MaraÅ?/ın pazarcık ilçesinde, geçici tezgah kurulmuÅ?, yakalanan bir kiralık katil olayından hareket eden faÅ?istle bu Å?ahsa Alevilerce tecavüz edildiÄ?ini kitleler içerisinde yayarak oluÅ?turdukları gerici grupları adliye binasını basma eylemi içerisine sokmuÅ?lardır.(Bkz.CEM siyasi, kültürel dergi sayısı 3 sf.4 )Bu olaylar sıralamakla bitecek tükenecek kadar az deÄ?ildir. Ã?rneÄ?in faÅ?ist oyunlarının en çok sahnelendiÄ?i illerimizden biri Antalya Kırıkhan da ki faÅ?ist kıÅ?kırtmalardan birini görelim. 5 Mart 1971 yılında Kırıkhan da faÅ?istlerce camiye bomba atılmasıyla baÅ?layan çatıÅ?malar sonucu pek çok iÅ?yeri tahrip edilmiÅ? üç kiÅ?i öldürülmüÅ? bir sürü insan yaralanmıÅ?tır. Bu aktardıÄ?ımız olaylarda faÅ?ist propaganda ezilen bir mezhep olan AleviliÄ?i �İslâm düÅ?manı� ve �tanrı tanımaz� olarak bilinçsiz Sünni kitleler içerisine yaymaya titizlikle önem vermiÅ?tir. Ã?ünkü böylesi bir çarpıtma, onların iÅ?lerini kolaylaÅ?tırmakta, ve hele böylesi bir çarpıtmanın içerisinde �komünistler ve Aleviler�bütünleÅ?tirilerek hedef durumuna getirile bilmektedir. FaÅ?izmin bu tür yöntemleri nasıl ustalıkla kullanmakta olduÄ?u bilinen bir gerçekse de sosyalist hareketinde bu tür yöntemlere karÅ?ı �karÅ?ı-yöntemleri� kullanmayı bilmedikleri ve hatta bunu tespit bile edemedikleri de gerçektir. Bu karÅ?ı yöntemlerin tespit edilemediÄ?i ve komünist partilerin hatalı ve bazen de sekter yaklaÅ?ımlarla konuyu küçümsedikleri tarihteki öteki örneklerle de gözlemlenebilmektedir. Ã?rneÄ?in bu tür aksaklıkları eleÅ?tiren ve yapılması gerekenler üzerimde yaklaÅ?ımlarda bulunan komünist liderlerin bu görüÅ?lerini kısaca Å?öyle özetlemektedir. �K. Enternasyonalde faÅ?izmin tahlilinde� Lewerenz. �Ercoli (palmiro ToÄ?liatti..... ....... İtalyan komünistlerin yıllarıyla faÅ?izme karÅ?ı verdikleri kahramanca savaÅ?ımı övdü, ancak etkin savaÅ?ım biçiminin bulunmasında geç kalındıÄ?ını da vurguladı. Ana eksiklik olarak ta, Partinin yeteri kadar çabuk ve saÄ?lam çalıÅ?ma yöntemleri olmadıÄ?ını, deÄ?iÅ?ikliklere çabuk uyamadıÄ?ını, faÅ?izm kitleleri etkilemek amacıyla binlerce yöntem geliÅ?tirirken, kitlelere ulaÅ?mamda bir dakika bile kaybetmezken, partinin bu yeteneklerden yoksun olduÄ?unu belirtti.�(12) yine bir baÅ?ka yerde; �..Eugen varga gibi eylemciler... ...diktatörlüÄ?ün kurulması sürecinde ve sonrasında iktidarlarına giden yolların e kitlelerin kazanılmasında kullanılan yöntemlerin araÅ?tırılmasını istiyorlardı. FaÅ?izmin sınıfsal niteliÄ?ine iliÅ?kin açıklık bulunmasına karÅ?ın, özünün daha derin araÅ?tırılmalı gerekmektedir..... ...Böyle bir düÅ?manın (FaÅ?izmin-E.L) her yönüyle tanınması gerekir� diyen Dimitrov Å?öyle demektedir: �Hiç bir duraksamaya kapılmaksızın faÅ?izmin her türlü manevrasına tepki göstermek gerekir. Her alanda, her zaman faÅ?izmi karÅ?ı konulmaya hazır olunmalıdır. DüÅ?manın boynunu nasıl daha çabuk ve daha emin kırılacaÄ?ını, eÄ?er gerekiyorsa düÅ?mandan öÄ?renmekten ürkmemelidir.�(13) Palmiro Togliatti nin de deÄ?indiÄ?i gibi faÅ?iz