Ana Sayfa
 



Cenubi Garbi Kafkas

CENUBİ GARBİ KAFKAS (KARS) DEMOKRATİK CUMHURİYETİNİN YARATILMASI VE SÜKUTUNDAN Aydın Gaciev Çeviri ve redaksiyon:E.K ÖNSÖZ On yıllar sürmüş ideolojik baskının karanlığından, yıkılan sovyet imparatorluğundaki ulusların tarihi gerçeklerini silmek teşebbüsünden, gizlenmeyen keyfilik bir yana bayağı bir şekilde şu veya bu ?lider?in Sovyet Hükümeti unitarizminin temellerini sağlamlaştırmak ve ulusların tarih hafızasını köreltmek amaçlarına hizmet eden tarihi kavramları şekillendirmelerden sonra tarih bilimi glasnost, toplumumuzun açıklılığı, şartlarında oldukça güç durumda kalmıştır. Halkların ve devletlerin tarihleri hakkında bugüne kadar saklanmış veya geçen son 70 yıla uygun olarak yorumlanmış öyle olgular açığa çıkmaktadır ki sonuçta geçmişin tarihi olayları hakkında birçok yerleşmiş algılamalar yıkılmaktadır. Bilim çevrelerince daha önce bilinmeyen belge ve gerçekler ortaya çıkarılmakta eski isimler tekrar hatırlanmaktadır. Şu anda bizim toplumumuz kritik olan tarihin tekrar değerlendirilmesi aşamasını yaşamaktadır ve bu süreçte öncelikle tarihi gerçekleri objektif olarak değerlendirilmesine, doğru ve mantıklı sonuçlara ulaşılmasına engel olan dogmalardan ve önyargılardan sıyrılmak ve geçmişteki hatalardan dersler çıkarmak sureti ile toplumun bugünkü gelişim aşamasındaki birçok karmaşık problemine çözüm bulmak gerekmektedir. Genel olarak tarihi süreçleri tabiattakiler ile kıyaslamak mümkündür. Tabiatta bazı böceklerin birkaç saatlik bir ömrü olmasına karşın bazı hayvanların yüzyıllık ömürleri olduğu gibi tarihte de sadece birkaç ay var olmuş halk ve iktidarları ezip geçen yüzyıllar sürmüş imparatorluklar ortaya çıkmıştır. Bu kısa ömürlü iktidarlara Kars Cumhuriyeti ve onun kısa fakat kahramansı dramatizm ile dolu tarihi bir örnektir. Biz bunu ve insanlık tarihinin bu gibi paradokslarını büyütmek düşüncesinde değiliz. Eski Roma felsefecisi istoacı Seneka Lusiy Anne de ?Vatan büyük ve güçlü olduğu için değil bizim olduğu için sevilir? demiştir. Fakat halktan saklanılan ve kendisinin en iyi oğullarının asil çabalarıyla bugüne getirilen kendi tarihinin sayfasını yeniden okumak her tarihçinin, her vatandaşının, çilekeş ve asil ulusumuzun her bir ferdinin bugün kan borcu olarak ortaya çıkmaktadır. Ekim ihtilalinin gerçekleştirilmesinden sonra yıkılan Rusya İmparatorluğunun bütün halklarının milli konu hakkındaki bolşevik partinin programının gerektirdiği çerçevede mümkün olan bütün hakları deklare edilmiştir. Lenin tarafından Kasım 1917?de imzalanan ?Rusya Halklarının Hakları Deklarasyonu? nda: a) Rusya halklarının eşitliği ve egemenliği; b) Halklarının ayrılıp kendi devletlerini kurması özgürlüğüne kadar serbestçe kendi kendini tanımlaması hakkı; c) Her türlü milli ve milli-dini kısıtlamaların ve imtiyazların kaldırılması; d) Rusya?nın topraklarında bulunan bütün milli azınlıkların ve etnik grupların serbestçe gelişmesi; hususlarını belirtilmekteydi. Fakat eski Rusya İmparatorluğu topraklarındaki milli oluşumlar pratik bir temelde incelendiğinde büyük bir üzüntüyle bütün halkların bu özgürlüklerden yararlanamadığı ve de her zaman da objektif faktörlerin söz konusu olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır! Ezilmiş halkların milli uyanış gemileri su altı kayalıklarına rastladıklarında belli bazı güçlerin yardımıyla buralardan kurtulmayı başarırken gene bu güçlerin de etkisiyle buralarda batmışlardır. Kars Cumhuriyeti kaderi batmak olmuş devlet oluşumlarından birisidir. Bir bütün olarak ideolojik pluralizm açısından okuyucuyu kendi düşüncelerimize yönlendirmek ve ona peşinen hazırlanmış kapsamlı bir özeti vermek istenmemektedir ve bizce doğru da değildir! Bunun için Kars Cumhuriyetinin trajik kaderinin sebepleri ve bundan çıkarılması gereken tarihi dersler hakkında kendi değerlendirmesi ve algılayışını şekillendirmesi hakkını okuyucuya bırakmaktayız. Biz okuyucumuzun aklının derinliklerine ve analitik düşünme yeteneğine güvenmekteyiz, zira daha M.Ö. IV yy da akropolis devlet adamı ve hatip Likurg?un Leokrat?a karşı konuşmasında ?Tanrıların öfkesi insanoğluna ulaştığında her şeyden önce ondan sağlam düşünceyi almakta ve yaptığı yanlışların farkına varmasın diye düşüncelerine aksi yön verdirmektedir.? demiştir.